Filografi sanatıyla hayata tutunan gazi, engellilere de yardım ediyor

Erzurum'da 2015 yılında özel harekat polisi olarak görev yapan ve zırhlı araçla göreve giderken geçirdiği trafik kazasında gazi olan Alibey Karaaslan, hobi olarak başladığı filografi sanatıyla hem hayata tutunuyor hem de kazandığı gelirin bir kısmıyla engellilere yardım ediyor.Karaaslan, trafik kazasının ardından omurilik felci oldu, Erzurum'daki ameliyatından sonra Ankara'daki Bilkent Gazi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaklaşık 2 yıl tedavi gördü.Tedavisinin son aşamalarında, doktorların da tavsiyesiyle çeşitli spor ve sanat dallarına yönlendirilen Karaaslan, eşinin de desteğiyle Sincan'daki atölyesinde filografi ile ilgilenmeye başladı.Karaaslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hobi olarak ve çok sevdiği müdüre hediye için bu sanata başladığını belirtti.Yaptığı işin hoşuna gittiğini ve evde devam ettirdiğini anlatan Karaaslan, 'Yaptıkça beni motive edip engelli durumumu unutturdu. Yaklaşık bir buçuk yıl evde bu işe devam ettim. İşlerin artmasıyla bir atölye açtık. Bir mekanımızın, ismimizin olması işlerimizi biraz daha artırdı. Çevremizde, emniyet teşkilatında, kurumlarımızda duyulmaya başladık. Yaptığımız işler de kaliteli olunca işin devamı geldi.' ifadelerini kullandı.Karaaslan, filografi ile ilgilenirken rahatladığını, motive etmesini birinci amaç olarak gördüğünü vurgulayarak, şöyle devam etti: 'Maliyetli bir sanat olduğu için bedava yapamıyorsunuz. Bunu nasıl değerlendiririz diye arkadaşlarla, eşimle otururken, 'Bu gelirden neden engelliler de yararlanmıyor?' diye düşündük. Biz de engelliyiz ama ben gazileri şanslı engellilerden görüyorum. Çok şükür devlet bize imkanlarını sunuyor. Ama dışarıda engelli olup maddi durumu olmayan, sadece devletin verdiği bakım ücretiyle geçinmeye çalışan insanlar var. Medikal malzemeler alamıyorlar, minder, sandalye gibi ürünleri alamıyorlar. Engelli kardeşlerimiz için bir fon oluşturduk. Sattığımız ürünlerden elde ettiğimiz gelirin bir kısmını da onlara yardım etmek için ayırıyoruz.'Birlikte görev yaptığı ve sonradan tanıştığı meslektaşlarının ziyaretine gelip maddi-manevi destek olduklarını belirten Karaaslan, arkadaşlarından maddi olarak bir talebinin bulunmadığını, onların güzel ürünleri almak istediğini kaydetti.'En büyük ve tek destekçim eşim'Karaaslan, kaza yaptığında eşiyle bir buçuk yıl evli olduğunu belirterek, 'Kazadan önce ve sonra da bu hayata tutunmamda tedavimde en büyük destekçim eşimdi. Onun yanında bu sanattaki en büyük ve tek destekçim eşim. Ben bu sanatı ne kadar ben icra ediyor olarak görünsem de aslında en büyük işi eşim yapıyor. Sandalyede olduğum için kumaşı, deriyi tahtaya kaplayıp arkadan zımbalayamıyorum. Bunu eşim yapıyor. Bu çalışmayı eşim kaplamasa, alıp çerçeveye götürmese, paketleyip kargoya vermese bu işi yapamam.' dedi.Doğuştan engelli olanlar ile sonradan engelli olanlar arasında çok büyük farklar gördüğünü de ifade eden Karaaslan, şunları söyledi: 'Doğuştan engelli olanlar biraz daha hayata yani öyle yaşamaya başladığı için alışmış görünüyor ve hayatın daha çok içinde oluyorlar. Bizim gibi gazi olanlar, sonradan engelli olanlar hayata çok kapanıyor. Ben de bunu dönem dönem yaşadım. Kesinlikle ve kesinlikle kendilerine bir hobi edinsinler. Ayrıca okçuluk, atıcılık gibi kendi engellilik durumuna göre işler, tekerlekli sandalye basketbolu, ampute futbolu gibi alanlara yönelebilirler. Engeli arkadaşları, gazileri de yönlendirmeye çalışıyorum. Sosyal medyadan ulaşanlara elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum.'

Bir önceki yazımız olan Erzincan'da gümrük kaçağı 12 bin çift çorap ele geçirildi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*